30 Aralık 2016 Cuma

2 Başak Çağla Toğan - Sen Bu Yüreğe Hapissin


~~~*~~~
Tehlikeli havası ve pis işleri onu korkutmalıydı ama yapamıyordu. Tam tersi avuçları terliyor, dili damağı kuruyordu. Onun yanında çölde kavruluyor gibi hissediyordu, bu aptalcaydı. Aptaycaydı çünkü tehlikeliydi.
Böyle adamlar sevemezdi bir kere!
~~~*~~~

Evet, peş peşe Türk yazarları okuyorum. Bundan sonra araya yabancı ve bambaşka bir türde kitap sıkıştıracağım :)

Neyse, yeni yazarlarımızdan Başak Çağla Toğan'ın ilk kitabı Sen Bu Yüreğe Hapissin okundu, bitti. Kitaba dair ne demeliyim bilemedim. Çünkü beğendim mi beğenmedim mi bilemiyorum. Başlama şekliyle devam etme şekli ve son bulmasına kadar geçen süre zarfında oldukça kararsız duygular içerisinde bıraktı beni yazar.Dolayısıyla ne demeliyim bilemiyorum kitaba dair.

27 Aralık 2016 Salı

0 Berna Aslıhan - Kum Taneleri (Aşkın Sen Hali #1)


~~~*~~~
"Ben seni hiç kazanamadan kaybettim. Ne kaybediş ama! 
Seni hiç kazanamadan kaybetmek tıpkı yağmur gibiydi. Ama öyle yavaş yavaş çiseleyen romantik cinsten değil. Öyle bir yağmur ki artık üzerinden atlamaktan yorulduğum su birikilerine pervasızca dalmak gibi..."
~~~*~~

Ve bir Türk yazarın daha kitabını okumuş bulunuyorum. Türk yazarlara şans vermek kadar güzel bir duygu olamaz. Çünkü yazarlarımızdan da en az yabancı yazarlar kadar iyi kurgular çıkabileceğini veye eğlenebileceğimiz hikayeler yazabileceklerini görüyoruz.

Berna Aslıhan'da bu konuda gelecek gördüğüm yazarlardan. Açıkçası biraz daha yol alması gerektiğini düşünüyorum ama yine de okuru sıkmayan ve akıcı bir kalemi olduğunu da inkar edemem. Kurgunun gidişatını, olayları ele alışı, kitabında aşkın yanında heyecana ve aile ilişkisine değinen arkadaşlığı ön plana çıkaran hikaye akışını sevdiğimi de söylemeliyim. Bu tür detayları okumak kadar güzel bir şey olamaz çünkü gerçek hayatın bir parçası bu olgular.

23 Aralık 2016 Cuma

0 Kitap Tanıtımları

Kitabın adı      : Sen Bunu Okuduğunda Ben Ölmüş Olacağım
Orijinal adı     : By the Time You Read This, I'll Be Dead
Yazarı              : Julie Anne Peppers
Çevirmen        : Duygu Yücel
Yayınevi           : GO Kitap
Sayfa sayısı      : 268

Kitabın tanıtım yazısı: 

KELİMELER ÖLDÜRÜR

Anaokulundan beri diğer çocukların, hatta yetişkinlerin zorbalıklarına maruz kalan ve birkaç kez intihar girişiminde bulunan on beş yaşındaki Daelyn Rice için durum yeni kaydolduğu lisede de pek iç açıcı değildir. Kendini öldürmeye kararlı olan Daelyn, hayatlarını sonlandırmak isteyen insanlar için tasarlanmış, Işığın-İçinden isimli bir internet sitesini keşfeder ve siteye kaydolarak, intihar etmek için 23 günlük geri sayımı başlatır. Derken Santana adındaki genç bir çocuk okul çıkışında onunla birlikte bahçede oturmaya ve onunla konuşmaya başlar. Ama daha önce pek çok kez aynı şekilde kandırılıp alay edilen, hor görülen Daelyn’in insanlara güvenmesi için artık çok geçtir… Öyle değil mi?
Ulusal Kitap Ödülü finalisti Julie Anne Peters bu sarsıcı kitapla, zorbalığın gençleri nasıl uçurumun kenarına itebileceğine ışık tutuyor. 



Kitabın adı      : Pelosium
Yazarı              : Burak Erdoğdu Roza Yayınevi
Yayınevi           : Roza Yayınevi
Sayfa sayısı      : 230

Kitabın tanıtım yazısı: 

Karanlık Ülke'nin yamyamları ve Aydınlık Ülke'nin kölelerini ustalıkla idare eden tüccar Alacakaranlıklılar…Varoluşun özünün sırrını taşıyan bir element Pelosium…Ben evrenim! Ya da kozmos. Bazı kültürlerde alem ya da fezayım. Kapasitesi sığ olana acun, gerçeğin ötesini keşfetmek isteyene semayım; ama ne olursa olsun artık ben Kaza değilim...Hiçlik ve hoşluk… İşte tüm sahip olduğunuz bu. Size o kadar özeniyorum ki… Ulak gezegeninizi kurtarsam bana yerleşme hakkı tanır mısınız? Unutmayın tüm başarılar takıntılı zihinlerin mahsülüdür. Takıntılı olmayan korkaktır. Engelleyemediğiniz Son Konvansiyonel Harp neticesinde Asya haricinde kalan kıtalarda bir takım fotosentetik algler, yosunlar, likenler gibi simbiyorik oluşumlar haricinde yaşam bulunmamaktaydı. Radyoaktivite faaliyetleri hızlandırılmış, oksijeni eksiltilmiş, azotu aşındırılmış, ultra viole ışınına maruz bırakılmış, genetiği değiştirilmiş topraklarda yaşam ne yazık ki artık mümkün olamamaktaydı ve bu daha başlangıç bile değildi.


21 Aralık 2016 Çarşamba

0 Mia Sheridan - Leo'nun Şansı ( Leo#2)


~~~*~~~
Sekiz yıldır ilk defa göz göze gelmiştik ve ben bunu ta yüreğimin derinliklerinde hissetmiştim. Zaman durup etrafımda ışıldıyormuş gibiydi.
~~~*~~~

Sizlere Leo'nun ardından hemen Leo'nun Şansı'na başlayacağımı söylemiştim ve başladım ki başlamakla kalmadım bir çırpıda bitirdim de.

Ancak sizlere bir okur tavsiyesi sakın ola ki iki kitabı peş peşe okumayın. Neden mi? Çünkü Leo'da Evie tarafından anlatılan ve yaşanan olayları genel olarak bu kitapta Leo tarafından anlatılışını okuyoruz. Aynı sohbetleri falan tekrardan okumak biraz sıkıcı geliyor. Tamam hisler kısmında bir sıkıntı yok ama aynı sohbetler tekrar olduğundan dolayı biraz sıkıyor. O yüzden bu iki kitabı okurken ara verin de okuyun. Ama Leo'nun Şansı'nı da okuyun. Çünkü Leo'nun yaşadığı acıyı ve suçluluğu daha iyi anlıyorsunuz. Tedavi sürecini, evlatlık alındığındaki süreci, neden Evie'den gerçeği sakladığını her şeyi daha iyi anlıyor ve onun hislerine tanıklık ediyorsunuz. Bu yüzden okuyun ama peş peşe okumayın. Ara verin iki kitabın arasına.

17 Aralık 2016 Cumartesi

0 Colleen Hoover - Çirkin Aşk


~~~*~~~
"Aşk her zaman güzel değildir Tate. Bazen bütün vaktini eninde sonunda farklı olmasını umarak geçirirsin. Bazen daha iyi. Sonra bir bakmışsın, başladığın yere dönmüşsün ve yolun bir yerinde kalbini kaybetmişsin."
~~~*~~~

Çıktığından beri okunmayı bekleyen bir kitap daha... aslında büyük bir hevesle almıştım ama nedense okumayı hep ertelemiştim. Yakın bir zamanda arkadaşlarım tavsiye edince bende artık bir Collee Hoover kalemi ile tanışayım dedim. Aslında ilk Colleen Hoover kitabım değil, Hopeless Serisi'nin novellası olan Finding Cinderella kitabını okumuş ve yazarın yormayan ama duyguları çok güzel ifade eden bir kalemi olduğunu fark etmiştim. Kurguları akıcı ve sürükleyici kaleme alıyor.

16 Aralık 2016 Cuma

0 Kitap Tanıtımı



Kitabın adı      :  Aynadaki Ben
Yazarı              : Burcu Adal Köse
Yayınevi           : Cenevre Fikir Sanat
Sayfa sayısı      : 144

Kitabın tanıtım yazısı: 


Bu kitap ruhsal yolculuğun kitabı. Sen ve içindeki kutsal sen. Seni içindeki Tanrı ve özbenlik. Kendi kendini kabullenme ve öz sevgi, öz saygı Egonun sanayaptıklarını gördün. Şimdi birlik olma zamanı. Birlik bilincine giderken, egondan kurtul. Özünün, kutsal benliğininahenkli, muhteşem sesine kulak vermeyi dene. Yüce Yaradanla bağın hep güçlü olsun.





13 Aralık 2016 Salı

4 Mia Sheridan - Leo ( Leo#1 )


~~~*~~~
Değnekler, taşlar ve yumruklar kemiklerini KIRABİLİRDİ ama eninde sonunda kalbini kıran ise kelimelerdi.
~~~*~~~

Uzun zamandır, hatta ilk çıktığından aldığım ama Leo'nun Şansı kitabını görünce okumayı ertelediğim bir kitaptı Leo. hani devamı ise beklemeyeyim peş peşe okuyayım diyordum ama illa ki peş peşe okumama da gerek yokmuş ya neyse ;)

Başka Dilde Aşk kitabından Mia Sheridan kurgularını sevmiş okuru sıkmadan gereksiz uzatmalardan kaçınarak kaleme aldığı hikayelerini beğenmiştim. Leo kitabında da beni yanıltmadı. Severek okuyacağım ve her kitabını almayı planladığım yazarlardan birş oldu kendisi.

8 Aralık 2016 Perşembe

1 J. L. Drake - Parçalanmış ( Broken Trilogy #2 )


~~*~~~
"Başına gelenler için üzgünüm, ama senin izini sürdüğüm ve sana aşık olduğum için asla pişman olmayacağım."
~~~*~~~

Broken Serisi (Kırılmış Serisi)'ne son sürat devam ettim ve 2. kitabı da okudum .Zaten kısacık tadı damakta kalacak bir kitap olduğundan çabuk da bitti. Şimdi de çok yakında çıkacak olan 3. kitabı bekliyoruz.

Yazarın bu kitabı daha iyiydi, şu yönden iyiydi yine anlatım geçişleri vardı ama ya Cole ya da Savi tarafından anlatılıyordu ve bu da kitaptan koparmadan yapılmıştı dolayısıyla kitabın kurgu döngüsünde bir sıkıntı yaratmadı benim için.

6 Aralık 2016 Salı

1 J.L. Drake - Kırılmış ( Broken Trilogy #1 )


~~~*~~~
Lanet olasıca bir ev peşinatı kadar bile değeri olmayan, umudunu yitirmiş bir kurbandan başka bir şey değildim.
~~~*~~~

Hep okumayı istediğim ama seri tamamlanmadan okumak istemediğim bir kitap olan Kırılmış'a o kadar övgü dolu yorum okuduktan sonra öncelik vermeye karar verdim. Tabi bunda 2. kitabın da çıkmış olmasının payı var.

Öncelikle Kırılmış Serisi üç kitaptan oluşan ve şimdilik sadece iki tane kitabının yayınlandığı bir seri. Orijinla dilinde Broken Trilogy olarak bilinen ve J. L. Drake kaleminden olan seri aşk romanı olmasının yanında gizem ve biraz da gerilim barındıran bir kurgusu var.

2 Aralık 2016 Cuma

2 Paula Weston - Ateş (The Rephaim #4)


~~~*~~~
Birkaç dakika önce kendi hikayemi bilmiyordum. Neden Jude ve diğerleri Dışlanmışları oluşturarak Tapınak'ı terk ettiklerinde geride kaldığımı... Rafa'nın benden sakladığı sırları... birkaç dakika önce hafızalarımız silinirken jude'la ne yaptığımızı bilmiyordum.
Şimdi ve birkaç dakika öncesinin farkı ne mi?
Şimdi her şeyi hatırlıyorum.
~~~*~~~

The Rephaim serisi son buluyor... Gölgeler kitabıyla adımattığımız seriyi Ateş kitabıyla bitiriyor ve heyecanlı bir şekilde ve yüzünüzde gülümseme oluşturmasına rağmen kaçınılmaz sonu gözler önüne seren bir şekilde kapattırıyor kitabı.

Paula Weston'ın fantastik serisi The Rephaim, dört kitaptan oluşan düşmüş melekleri ve onların çocuklarını konu alan bir seri. Her bir kitap ile daha fazla sır çözülen, son ve en büyük sırra bir adım daha yaklaştıran bir kitap.

28 Kasım 2016 Pazartesi

0 Meral Kır - Aşkın Kokusunu Aldım ( Sancaktarlar #4)


~~~*~~~
Sevmek, tüm yol boyunca yüreğinde umut taşımak, imkansızlıklara inat yürümekti. Geçtiğin yolda gördüğün her ağaca küçük umutlar bağlamak, geri dönerken o umutları teker teker toplamaksa aşktı.
~~~*~~~

Çıktığında hemen aldığım ve okumadığım bir kitaptı Aşkın Kokusunu Aldım. Ki bilirsiniz ben Meral Kır kalemini nasılda severim. Kadın yazsın ben okuyayım modundayımdır ve yazdıklarının konusuna içeriğine bakmadan gözüm kapalı alırım da. O kadar müthiş bir kalem.
Hele bir de aşkı polisiyeyle harmanlamasına bayılıyorum, klasik aşk hikayesinden çok bir ekşın var kitaplarında eee bu da daha bir merak uyandırıyor.

Çıktığından beri hep imzalatmadan okumayacağım demiştim ki şimdi fark ediyorum ben aslında Sancaktarlar gitmesin, bitmesin diye bu kitabı okumayı erteliyormuşum. Her kitap bitikten sonra o duygu yoğunluğu ile yüzümde tebessümle kapattığımda arka kapağını kendimi boşluğa düşmüş ya da en sevdiği çikolatanın tadına varamadan bitmiş gibi hissediyorum. İşte şimdi itiraf ediyorum bu yüzden erteledim kitabı okumayı ama okudum da ne oldu. Bitti. Off...

24 Kasım 2016 Perşembe

1 Margaret Peterson Haddix - Sürgün Çocuklar (Children of Exile #1)


~~~*~~~
"İnsan yaşamının amacı, başkalarına hizmet ve yardım etme isteği göstermek, merhamet duymaktır."
~~~*~~~

Yorumuma Fredkent'in kuruluş ilkelerinden biriyle başlamak istedim :)

Go Kitap yine ilginç bir kitap bulmuş ve bunu okurlarıyla paylaşmış =)

Margaret Peterson Maddix'in gençlik dizisi kitaplarından birkaç tanesine denk gelmiş ve bana fazla çocuksu geldiği için hiç okumamıştım. Go Kitap'ın da genç yetişkin romanları çıkardığı göz önüne alınırsa bu kitabın güzel olacağını düşünerek başladım.

20 Kasım 2016 Pazar

1 Tüyap'tan Kalanlar // 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı



35. si düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı'nı yine gezdim tozdum, dedikodunun dibine vurup tanıdıklarımla görüştüm, yüz yüze tanışamadığım takipçilerimle ve sohbetin dibine vurduğumuz ama tanışma fırsatımızın olmadığı bloggerlarla tanıştım. Tanıdıklarımı yeniden görüp iki güldük eğlendik. Sevdiğim yazarlarla sohbet edip, eğlenip imza günlerine özel yapılan hediyelerden aldım.

Bence yine dolu dolu vakit geçirdik ve yine bolca kitap aldım :) itiraf ediyorum yine küçük çaplı bir servet yatırmış olabilirim :)

Fuar ortamı bambaşka bir ortam. Bence her kitap sever böyle kitap fuarlarına bir adım atıp o atmosferi görmeli, kendinden geçmiş kitap kurtlarının arasına katılmalı.

16 Kasım 2016 Çarşamba

0 Dilek Taygun - Gelinim


~~~*~~~
Funda tıpkı bir devedikeni gibi dikenlerini batırıp duruyordu. Ve adam bu dikenlerle, bir ömür müebbet yemişti. 
~~~*~~~

Neredeyse bir senedir elimde olan bir kitabı sonunda okudum. Dikkatimi çekti de Türk yazarlarda senesi dolmadan okumuyorum sanırım kitabı :) neyse okudum mutluyum ve Doğan'ı sevdim. :) Doğan'cılar saldırmayın sadece iyi bir karakter sevilesi bir adamdı, tutulmadım rahat olun ;)

Dilek Taygun'un daha önceden Kır Papatyası adında bir kitabını okumuş ve beğenmiştim. Çok fazla bir beklenti olmadan okuduğunda okura iyi vakit geçirten ve gülümseten sıcacık bir hikayesi vardı. Bu kitaba başlamadan önce yazarın kalemini bildiğim için daha bilinçli bir şekilde başladım kitaba ama ne yazık ki ilk kitabından bir tık daha aşağıda gibi geldi bana. 

14 Kasım 2016 Pazartesi

2 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı    : The Originals - Diriliş
Orijinal adı   : The Resurrection
Yazarı           : Julie Plec
Çevirmen      : Ebru Sürmeli
Seri bilgisi     : The Originals #3
Yayınevi        : Go Kitap
Sayfa sayısı    : 287

Kitabın tanıtım yazısı: 

AİLE GÜÇTÜR
Köken Vampir ailesi bin sene evvel birbirlerine bir söz verdi. Her zaman ve sonsuza dek bir arada kalacaklardı. Ama verilen sözleri tutmak ölümsüzken bile kolay değildi.

Klaus, Elijah ve Rebekah Mikaelson kazandıkları her şeyi 1788’e kadar tekrar kaybetmişlerdir. New Orleans’ın yönetimi vampirler ile kurtadamlar arasında bölüşülmüştür. Bu durumdan hiç de memnun olmayan Klaus, kurtadamları sonsuza dek saf dışı bırakmak için bir vampir ordusu kurmaya karar verir. Bu arada tüm dikkatini yeni tanıştığı gizemli bir kadına vermiş olan Elijah kardeşinin bir süreliğine dizginleri eline almasına ses çıkarmaz. Klaus’un kan dökme merakından bıkıp usanan Rebekah ise çocukluklarının geçtiği evi ve ölümsüzlüklerinin anahtarını bulmak için bir yolculuğa çıkar. Ama üçünün de bilmediği bir şey vardır: Köken Vampirler bir kez daha büyük bir kumpasla karşı karşıyadır ve bu kez karşılarındaki cadılar ya da kurtadamlar değil New Orleans’ın ilk sahipleridir. Yani insanlar. Yeni bir çatışmanın eşiğinde üç kardeş yine bir araya gelip değer verdikleri tek şey olan aileleri için savaşmak zorundadır. 

13 Kasım 2016 Pazar

0 Jennifer L. Armentrout - Bodyguard (Gamble Kardeşler #3)


~~~*~~~
Kahretsin, onu beğeniyordu.
Ama göğsünün içinde kalbini nasıl çarptığına bakınca 'beğenmek' hislerini 
açıklamak için zayıf bir sözcük gibi kalıyordu.
~~~*~~~

Ahh.... Bir Jennifer L. Armentrout serisi daha bitirmiş olmanın hazzı ile yazıyorum bu yorum :) Tamam kabul, henüz okuduğum kitapları var ama en azından bir üçlemeyi daha bitirdim.

Gamble Kardeşler serisinin son kitabı ve bence... en güzeli bitti. Neden en güzeli biliyor musunuz? Çünkü Chandler bambaşka bir adamdı. Ne istediğini bile ve bir şey istedi mi onu alan bir adam! Bendenizin böyle adamlar zaafı var :)

Yazarın kalemini seviyorum,kurgu yeteneğini seviyorum ve nasıl oluyor bilmiyorum ama yazarın oluşturduğu karakterleri de çook seviyorum. Her zaman bizi kendine hayran bıraktıracak karakterler yazmayı başarıyor bu kadın.

11 Kasım 2016 Cuma

0 Jennifer L. Armentrout - Oyuncu ( Gamble Kardeşler #2 )


~~~*~~~
Arada sırada bakışları birbirlerine kilitleniyor ve konuşulmamış özlemin yakıcılığı canlı duruyordu.
~~~*~~~

Gamble Brothers Serisi'ne devam ediyoruz. İlk kitap Sağdıç'ı okumuştum ve ikinci kitabı üçüncü kitap çıkmadan okumak istemiyordum ki seriyi bir çırpıda tadına vararak okuyayım malum kitaplar çok ince en azından biraz daha tadını çıkarabilirim dedim :)

Ve serinin son kitabına başlayacağım. Oyuncu bitti :)

Jennifer L. Armentrout kalemini sevdiğimi anlamışsınızdır. Bunu kadının her kitabının yorumunda ifade ediyorum çünkü gerçekten seviyor ve çıkardığı her kitabı mutlaka alıyorum. Mesela şuanda sadece 2 kitabı yok elimde ki onları da kısa sürede alacağım :) Her neyse, yazarın bu seriyi üç kardeşi konu alırken her kardeşin hikayesi olan kitaplarda incecik bir çırpıda biten film gibi kitaplar. Hani bir film 2 saat oluyor ya ortalama olarak bu serinin kitapları da ortalama olarak 200 küsür sayfa ve çok sevdiğiniz bir filmi izlerken nasıl bittiğini anlamazsınız ya aynı bu kitabı okurken de nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.

10 Kasım 2016 Perşembe

0 Kitap Tanıtımları

Kitabın adı           : Gizemli Erkek Avcısı
Yazarı                   : Aylem Güngördü
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 280

Kitabın tanıtım yazısı: 

EROS, KENDİ KAZDIĞI KUYUYA DÜŞERSE…


Özgür ruhlu, sert, alaycı ve iş arkadaşlarının deyimiyle “tam bir cadı” olan Seçil Kaya, erkeklerin önünde diz çökmesine alışıktır. Çünkü o seçilmez, sadece seçer. Üstelik uzun ilişki denen şey asla ona göre değildir.

Yine de her zor kadını dize getirecek bir şövalye çıkar.

Seçil’in karşısına da o şövalye çıkmak üzeredir: Baran.

Baran’la karşılaştıktan sonra, hissettiği şeylerin adını koymakta zorlanan Seçil, yardım almaya karar verir. Çalıştığı dergideki köşe yazısında okuduğu Gizemli Erkek Avcısı, Seçil’in aklındaki soru işaretlerinin cevabını verebilecek gibi görünmektedir. Ancak Seçil bu cevaplara hazır mıdır?






Kitabın adı           : Pablo Escobar Benim Bamam
Yazarı                   : Juan Pablo Escobar
Orijinal adı          : Pablo Escobar : My Father
Çevirmen             : Gamze Tokgöz
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 400

Kitabın tanıtım yazısı: 

Bir gece La Iguana'dan çıkarken yanındaki arkadaşlarının asla unutamayacakları bir şey söyledi babam. Ciddi ve kararlı bir tonda çıkmıştı sesi. “Otuz yaşıma geldiğimde bir milyon pezo kazanmamış olursam, kendimi öldüreceğim!” 
Yirmi altı yaşına geldiğinde, kendisini öldürmesine gerek kalmamıştı.
 
Benim doğduğum günden, onun öldüğü güne kadar babam benim arkadaşım, rehberim, öğretmenim ve güvenilir akıl hocamdı. Hâlâ hayattayken, ona gerçek hikâyesini yazması için zaman zaman yalvardım, ancak o bunu reddetti: “Grégory,” derdi, “tarihi yazabilmek için önce onu bitirmen gerek.” 

Bu kitap kimseyi suçlamıyor. Bu kitap mutlak bir gerçek de değildir. Bu, babamın hayatına yakınlaşabilmek için bir araştırma, bir girişimdir. Bu, kişişel, özel bir incelemedir. Tüm erdemlerinin yanısıra tüm hatalarıyla bir adamın yeniden keşfidir. Bu kitaptaki anekdotların çoğu, yaşamının son yılında, ateşin başında hep beraber toplandığımız uzun ve soğuk geceler boyu bana anlattıklarıdır. Diğerleriyse, düşmanlarının hepimizi öldürmeye çok yaklaştıklarının anlaşıldığı zaman bana yazılı olarak bıraktıklarıdır. 

Babamla ilgili “gerçekler” kısmen bilinmektedir –ya da hiç bilinmemektedir. Ve bu yüzden onun hikâyesini anlatmak büyük bir risk içermektedir; onun hakkında söylenen kötü şeylerin çoğu doğru gibi göründüğü için bunlar muazzam bir sorumluluk duygusuyla anlatılmalıdır. Bu anlatılanlar, benim babamla ilgili olmasının yanı sıra, insanlık tarihindeki en kötü şöhretli mafya organizasyonunun başında olan bir insanın iç dünyasının kişisel ve derin bir araştırmasıdır. 

Babama acımasız dürüstlüğünden dolayı minnettarım; onu net bir şekilde görmek, yaptıklarını asla savunmadan onu olduğu gibi bir adam olarak kabul etmek benim kaderimdi. 

Ben, babasının yaptıklarıyla değil, sadece kendi yaptıklarıyla hatırlanmayı dileyen bir insanım. Umarım insanlar, bu hikâyeleri okurken benimle ilgili gerçekleri unutmaz ya da beni babamla karıştırmazlar. Ne de olsa, bu benim de hikâyem.


9 Kasım 2016 Çarşamba

0 Buse Gümüş - Düşlerimin Prensi - 2. Cilt


~~~*~~~
Ruhum o her neredeyse, onun yanına uçmak için çırpınıyordu. Ve ben ondan uzak olduğum her saniye ölüyordum. Ruhum can çekişiyor, kalbim çığlık çığlığa haykırıyordu.
~~~*~~~

İlk kitabı bitirdikten ve o kitabın çok fena olan sonundan sonra ikinci kitaba başlamak farz olmuştu zaten. En azından Mert'in durumu hakkında bilgi sahibi oldum bir sıkıntı yok panik yapmaya da gerek yok millet ;)

Buse Gümüş'üm kalemi bu kitapta da aynı şekilde devam ediyor. Sakin, sadece ve yormayan şekilde.

Mert'in gereksiz kıskançlıkları Rüya ile birbirlerine attıkları tripleri aslında biraz da çocukça bulduğumu itiraf etmeliydim. Atraksiyon yoktu kitapta, ilk kitaptan sonra hatta ilk kitabın sonundan sonra bu kitaba dair beklentim daha farklıydı. Bir ekşın ya da bir olay falan ne bileyim heyecan yaratacak şeyler bekledim ama onu ne yazık ki bulamadım. Bana biraz olmasa da olurdu bu kitap diye düşündürttü.

7 Kasım 2016 Pazartesi

0 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı           : Sosyopat
Yazarı                   : Anna Snoekstra
Orijinal adı          : Only Daughter
Çevirmen             : Çağla Önsal
Yayınevi                : Arkadya
Sayfa sayısı           : 288

Kitabın tanıtım yazısı: 

Söyleyeceklerim çok güçlü bir etki yaratacaktı. Boğazımdaki düğüm çözülmüş, parmak uçlarım karıncalanmaya başlamıştı. Artık çaresiz hissetmiyordum, kurtulacağımı biliyordum. Önce kadına, sonra adama baktım, bir süre bu anın tadını çıkardım. Yüzlerindeki ifadenin değişeceği zamanın zevkine varabilmek için onları dikkatle izledim.

“Adım Rebecca Winter. On bir yıl önce kaçırıldım.”

On bir yıl önce öldüğü düşünülen Rebecca Winter’ın kimliğini çalan genç kadının tek amacı peşindeki polisleri atlatmaktır. Ancak bir anda kendisini gerçek Rebecca Winter’ın hayatını yaşarken bulur. Oysa hesaba hiç katmadığı bir şey vardır… 
Yoksa sıradaki kurban kendisi mi olacaktır?

“Anna Snoekstra’nın bu heyecan verici romanı, genç bir kadının on bir yıldır kayıp olan bir kızın yok oluşunun ardındaki tüyler ürpertici gerçeği keşfetmesini anlatıyor. Acaba gerçeği keşfeden bu genç kadın, bir sonraki kurban mı olacak? 
Gerçekten farklı ve insanı geren bir şekilde anlatılmış… Suç romanlarında yeni bir yetenek doğuyor.”
Mary Kubica

6 Kasım 2016 Pazar

0 Buse Gümüş - Düşlerimin Prensi - 1. Cilt


~~~*~~~
Hayatımın dönüm noktası o andı ve her şeyi, 
sadece üç saniye içerisinde baştan sona değişmişti.
~~~*~~~

Neredeyse bir asırdır bende olan kitap Düşlerimin Prensi’ne başladım ve bitirdim. Bir asır derken şaka yapmıyorum, geçen sene Tüyap’tan almıştım bu sene Tüyap başlıyor bir hafta sonra… bir asır olmuş :)

Buse Gümüş, ilk kitabını yayınlayan Türk yazarlarımızdan biri. Normalde bilmediğim etmediğim yazarların kitaplarını okumam ama Türk yazar olunca da şans vermek geliyor içimden ve Buse’ye bir şans verdim. Sade, yormayan bir kalemi var. İlk kitabı dolayısıyla çok fazla bir beklentiye girmedim ki zaman zaman acemiliğini kitabında belli etti bence.

3 Kasım 2016 Perşembe

0 Tuba Atıcı Coşar ile Röportajımız



Selam Tuba, sevdiğim yazarlardan biri olmanın yanında arkadaşımda olduğun için seni biraz… azıcık daha fazla zorlayacak sorular soracağım ve hepsine cevap bekliyorum. Kesinlikle istemediğin soruyu cevaplamama hakkın yok ;) her yazara bu hakkı veririm ama sana kesinlikle vermeyi planlamıyorum ;) 

Hazırsan başlayalım :)

O zaman bende arkadaşıma göre cevaplar vermeye hazırım. :)


İlleKitapBlogu: Ve ilk soru geliyor öyleyse. Bize kendinizden bahseder misin? Tuba Atıcı Coşarkimdir, nasıl biridir? Ne yer ne içer? Ne yapmaktan hoşlanır? Neler okur, ne tür yazmayı sever (bunu ben iki romandan keşfettim ama bilmeyenler için olsun cevap;)) Gezmeyi mi yazmayı mı yoksa okumayı mı daha çok sever?


Tuba (Okur Yazar Annecik): Her ne kadar insanlar küçük gösterdiğimi söylese de ki bu çoook fazla hoşuma gidiyor inkar edemeyeceğim ama yaklaşık 17 gün sonra 29 oluyorum. 5 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir oğlum var. Kendisi benden çok tanınır. Tipik bir Akrep burcuyum. Kinci ya da sinsi değilim ama insanları incelediğimi kabul ediyorum. Çok fazla hatta gereksiz fazla duygusalım. Kolay kolay insanları hayatımdan çıkarmam ama sabrım taştı mı da gözüm kimseyi görmez. Bilindiği gibi okumayı çok seviyorum ama tür ayırt etmem okurken. Yazmayı da sevsem de okumak bir tık üstte benim için. Aşk oldu mu ben her şeyi yazarım. Bu ara daha yetişkinlere yönelik bir şeyler peşindeyim. Sürpriz diyelim. Gezmek, yazmak ve okumak arasında sıralama yaparsam eğer. Okumak, yazmak ve gezmek derim. Oğlumla olduğu sürece gezmeyi de seviyorum.

1 Kasım 2016 Salı

0 Selvi Atıcı - Kalbim Sende Kalmış (Kayıp Şehir #4)


~~~*~~~
Evet, Ali çok ileri gitmişti. Onu kendini unutacak kadar severek, yanında değilken bile onu yaşayarak çok ileri gitmişti. Ali kendini bildi bileli ona aşıktı. Nasıl ileri gitmesindi ki? Hayata dair başka hiçbir planı yoktu. Sadece Arya! Gördüğü, bildiği, duyduğu, hissettiği... İstediği her şey O'ydu. Sadece O!
~~~*~~~

Kayıp Şehir Serisi sona erdi! Bitmeseydi iyiydi... Ne bileyim seriyi uzatmak için çocuklarının da hikayelerini yazılabilirdi. Deryal, Adem ve Ömer'i sevdiğim için onların çocuklarını da ayrı bir sevdim dolayısıyla okumakta ayrı bir zevk oldu benim için :)

Selvi Atıcı'nın kalemini sevdiğimi biliyorsunuz, çıkan her kitabını okuduğum düşünülürse ve Sen kitabının da yeni basımını yakında tekrardan okuyacağımı da düşünsek... kadın sen yaz ben okuyayım diyesim geliyor :)

28 Ekim 2016 Cuma

0 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı           : Senin Hikayen Hangisi
Yazarı                   : Serap Duygulu
Yayınevi                : Pozitif Yayınları
Sayfa sayısı           : 232
Çıkış tarihi           : 5 Kasım 2016

Kitabın tanıtım yazısı: 

Elinizdeki kitap, dünyanın her yerinden farklı insanların hayatlarına dokunan hikâyelerden oluşuyor. Kendi yolunu bulmaya çalışırken her tür olumsuzluğa rağmen vazgeçmemiş, işin kolayına kaçmamış, kimseye küsmemiş, hayata ve tüm engellere meydan okumuş ve hep yeniden başlamış insan öykülerinden…

Bu insanlar her gün karşılaştığınız ya da hayatınızın herhangi bir anında yanınızdan gelip geçen insanlar. Tıpkı sizin gibi, benim gibi kendi hayatlarının yolunda yürüyen insanlar.

Bu yolun sonunda kimi üniversite kurmuş, kimi insanların hayatlarını kurtaracak ilacı bulmuş, kimi yüzlerce yıl sonrasına kalacak anıtlar inşa etmiş, kimi kendi engeliyle mücadele ederken başka insanlara engellerin nasıl aşılacağını göstermiş…
Her gün, her an, her dakika yeniden başlamak mümkün ve yarın, geri kalan ömrünüzün ilk günü !
Şimdi kendi öykünüzü yaratma zamanı! Sizin hikâyeniz hangisi?
Bu kitap kendi hayat yolculuğunda başkalarının da yaşamına renk katan, ışık olan herkes için….

1 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı           : Bakir İntiharlar
Yazarı                   : Jeffrey Eugenides
Orijinal adı          : The Virgin Suicides
Çevirmen             : Solmaz Kamuran
Yayınevi                : Domingo Yayınevi
Sayfa sayısı           : 260

Kitabın tanıtım yazısı: 

‒Senin burada ne işin var tatlım? Hayatın ne kadar
kötüleşebileceğini bilecek yaşta değilsin.
‒Hiç on üç yaşında bir kız olmadığınız anlaşılıyor doktor.

Cecilia, Therese, Bonnie, Lux ve Mary; Lisbon kardeşler bu sırayla intihar edecekler, beş güzel kız, bir yıl içinde, tüm mahalle yolun karşısından onları izlerken. Herkes kendince bir sebep yazacak, kısa süre sonra intiharlar yılı ülkede ters giden her şeyin simgesi olacak. Kızları taparcasına sevmiş, hemen her yerden onları gözetlemiş mahallenin oğlanları, hayatlarına devam edebilmek için yirmi yıl sonra bile aynı sorunun cevabını arayacak: Lisbon kızları bunu neden yaptı?

34 dilde yayımlanan ve Sofia Coppola tarafından beyaz perdeye de aktarılan Bakir İntiharlar bir modern klasik. Middlesex ile Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazanan ve çağdaş 
edebiyatın kült yazarlarından birine dönüşen Jeffrey Eugenides, bu ilk romanında gençlik ve kaybolan masumiyete dair eşsiz bir portre çiziyor.


“Eugenides öykü anlatıcılarına bahşedilmiş en büyülü hediyeyle kutsanmış; sıradan olanı olağanüstüne dönüştürme yeteneği.”-New York Times

27 Ekim 2016 Perşembe

0 Emily Bleeker - Sır


~~*~~
Yalan söylemek biraz daha zor bir şey olsaydı belki bunu durdurması kolaylaşırdı, ama yalan söylemek çok kolaydı. Neden mi? Çünkü doğruyu söylemek her zaman çok daha zordu.
~~*~~

Hmm... kitabı sevdim mi sevmedim mi bilemiyorum. Çok kararsızım. Okurken sıkıldığım da oldu, merak edip sayfalarını hızlı hızlı çevirdiğim de oldu. Sonuç olarak ise ne hissedeceğime karar veremedim.

Yazarın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı, değişik bir anlatımı olduğunu söylemeliyim hatta kurgusu bile oldukça ilginç ve değişikti. Hep olmasını beklediğim olaylar olurken kitabı sonu beklediğimin haricinde oldu o beni şaşırttı ve sırf bu yüzden bile kurgusunu sevebilirim :)

21 Ekim 2016 Cuma

0 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı           : Tess & Q - Dönüşüm
Yazarı                   : Pepper Winters
Orijinal adı          : Quintessentially Q
Çevirmen             : Esra Çetin
Seri Bilgisi            : Monsters in the Dark #2
Yayınevi                : Arkadya Bitter
Sayfa sayısı           : 480

Kitabın tanıtım yazısı: 

Sen, benim esclave’imsin, ruh eşimsin.
Biz birbirimize aitiz, sonsuza kadar benimsin…

Q tüm dengeleri kontrolü altında tutsa da söz geçirmekte zorlandığı tek bir şey vardı. İçindeki karanlık… Elli sekiz numaralı kölenin dünyasına girmesiyle durumu daha da zorlaştı. Ama kendisi gibi kavgacı olan bu ruh, ona iki yanlışın tek bir doğru edebileceğini gösterdi.  

Q’yu tamamlayan Tess’ti. Tess’in vazgeçilmezi de Q… Şimdi onu bütün eden kadının intikamını almak için yemin eden Q’nun vermesi gereken bir sınavı daha vardı. Sınırlarını yok edip zırhını ortadan kaldırmak… Ve dönüşümü kucaklamak.  

Q karanlığın timsali olabilirdi ama o karanlık tamamen Tess’e aitti. 

İhtiyacım olanı bana ver, bırak nehirler aksın, içimizdeki karanlık kazansın…

Karanlık Serisi’nde Dönüşüm’e hazır mısınız?



20 Ekim 2016 Perşembe

1 Zeliha Eren - Mekanik Aşk (Kuzey Masalı #2)


~~~*~~~
"Saçma sapan bir his boğazımı sıkarken ve sana bakan bütün erkekleri nasıl öldürebileceğimin hayallerini kurarken çok mu mutluyum sence?"
"Sen beni kıskanıyor musun?"
"Kıskanmak mı? Daha önce hiç başıma gelmemişti ama evet, sanırım seni kıskanıyorum."
~~~*~~~

Bu kitabın Kuzey Masalı'ndan daha iyi olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum yorumuna. Açıkçası kitaba başlarken beklentilerim çok yüksekti. İlk kitaptan sonra yazarın nasıl bir kalemi olduğunu ve okuru nasıl kitaba bağlı tutacağını görmüş bunda da aynı şeyleri beklemiştim.

Ki yazar beni yanılmadı. Beklentilerimi karşıladı daha da önemlisi Kuzey Masalı'ndan daha iyi bir hikaye önümüze koydu diyebilirim. Hatta öyle ki yazar, bir yerde yok artık dedirten detaylarla süslemişti kitabı ve üçüncü kitabı daha büyük bir merakla beklememe neden oldu.

Mekanik Aşk kitabının konusuna biraz değinmek gerekirse; Kuzey Masalı'ndan tanıdığımız Alex ve Julie'nin hikayesi. Bay M, bu ikiliye bir görev veriyor ve İngiltere'ye gönderiyor. Alex ve Julie arasındaki yakınlaşma çekim ve birbirlerine karşı hissetmeye başladıkları duygu karmaşaları içerisinde göreve odaklanmaya çalışırlarken Alex'in geçmişi, babası ve sırlarla dolu olan yaşanmışlıkları tek tek bütün kapılarını açarak genç çifti oldukça büyük bir sınavdan geçiriyor. Tam her şey düzeliyor galiba dediğiniz anda öyle bir olay ya da gerçek ortaya çıkıyor ki "yuh, yok artık, daha neler..." gibi nice tepkilerle kitabın sonuna kadar sayfaları çevirmenizi sağlıyor.

18 Ekim 2016 Salı

0 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı           : Kurt Gölü
Orijinal adı          : Wolf Lake
Yazarı                   : John Verdon
Çevirmen             : Ender Nail
Yayınevi                : Koridor Yayınları
Sayfa sayısı           : 472

Kitabın tanıtım yazısı:

Gördüğünüz bir kabus, cinayet silahı olarak kullanılabilir mi? 

Ülkenin farklı yerlerinde yaşayan dört kişinin tek ortak noktası; aynı rüyayı gördüklerini ve bu rüyada kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini söylemiş olmalarıdır. Dördü de bu ifadelerinden hemen sonra, bilekleri kesilmiş halde bulunur ve yanı başlarında hepsini ölüme götüren kurt başlı bir hançer duruyordur. Onları intihara götüren bu kabuslar mıydı?

Bir anda tüm dikkatler, ürkütücü atmosfere sahip Kurt Gölü diye bilinen yerde, hipnoz terapileri yapan Psikolog Richard Hammond’a yönelir. Her bir kurban ölmeden kısa bir süre önce Hammond ile Kurt Gölü’nde hipnoz terapisi görmüştür.

Kurt Gölü’nün şeytani esrarengizliğinde en az onu tuzağa düşüren kar fırtınası kadar acımasız olan düşmanları, ne pahasına olursa olsun Gurney’i gerçeklerden uzak tutmaya kararlıdırlar. Duygusal açıdan kırılma noktasına gelen Gurney, şimdiye kadarki en korkunç düşmanı ile kendini ölümcül bir oyunun içinde bulur. 

17 Ekim 2016 Pazartesi

0 Zeliha Eren - Kuzey Masalı ( Kuzey Masalı #1 )


~~~*~~~
"Bir kere sen Kuzey'in tipi bile değilsin. O sarışın ve uzun boylu, kıvrımları olan gerçek kadınlardan hoşlanır. Senin gibi bodur ve düz kızıllardan değil."
"Yani, senin gibilerden mi? Ah evet, o da bundan bahsetmişti. Benden önce bir sürü anlamsız ilişkisi olduğunu ama gerçek anlamda yalnızca benimle tatmin olduğunu söylemişti. Aslında öncekilerin yalnızca birer... çöpten ibaret olduğunu ve bir daha o çöplüğe geri dönmek istemediğini açıkça ifade etmişti."
~~~*~~~

Öncelikle yorumuma bu uzun alıntıyla başlamamın nedeni şu ki... Masal'ı tanıtmak. Altta kalmayan ve tam da Kuzey'e yakışan Masal'ı :) Bu alıntıda ben bile tatmin olmuştum Buse'nin yüz ifadesini hayal ederken :D

Onca adından bahsettiren, çıktığı günden beri dillerden düşürülmeyen kitap Kuzey Masalı'nı bu blogger da okudu. Aslında bana kalsa henüz daha okumazdım ama yorumumu merak eden birkaç okur ve zevkine güvendiğim birkaç kitap kurdunun yorumlarınadan sonra başlayayım dedim.

Ve şuan da diyorum ki... neden bekletmişim ki okumak için :)

12 Ekim 2016 Çarşamba

0 Clelie Avit - Buradayım


~~~*~~~
"Boş bir koza gibiyim. Hayır, boş bir kozanın içinde yaşıyor gibiyim."
~~~*~~~


Buradayım... vazgeçilmiş ve bırakılmış bir hayatın savaşı ve umudun bitmeyişinin hikayesi... belki de hiç tadılmamış gerçek bir aşkın...

Değişik, ilgi çekici ve umut vaat eden bir kitap olan Buradayım bence her okuru tatmin edecek bir sona ve kurguya sahip. Sakin dinlendirici ve akıcı bir kurgu olmanın yanında alıştığımız aşk hikayelerinden oldukça da başka.

10 Ekim 2016 Pazartesi

9 Julie Garwood - Benim Yerim Senin Yanın ( Crown's Spies #4 )


~~~*~~~
Onu ulaşılmazlıktan koruyan şey, diye karar verdi genç kadın, eğlendiği zaman yüzünde beliren gülümsemenin sıcaklığıydı.
~~~*~~~

Veeee serinin sonu :) seriyi tamamlayanlar haklıymış kesinlikle serinin en iyi kitabıydı. Ve ben Alesandra'ya bayıldım.

Serinin ikinci ve üçüncü kitaplarında kendisini yeterince tanıtan Colin bu kitapta ana karakter. Colin'in aşkı bulmasını okuyoruz tabi içerisine azıcık gizem ve cinayet işleyerek. İşte o yüzden bu kitap en iyisiydi ve kesinlikle sürprizlerle doluydu.

7 Ekim 2016 Cuma

0 Julie Garwood - En Güzel Hediyem ( Crown's Spies #3 )


~~~*~~~
"Neden bu kadar uzun sürdü?"
"Ne dedin sen?"
"Neden bu kadar çok bekledin?"
"Ne yapmak için bekledim?"
Nathan onun karşısında afallamış görünüyordu. Sara derin bir nefes daha aldı. "Beni almaya gelmek için," diye açıkladı.
~~~*~~~

Bu kadının kalemini okumaktan asla bıkmayacağım :)

2. kitap olan Koruyucu Meleğim'den tanıdığımız Jade'in ağabeyi Nathan'ın hikayesini okuyoruz. Fazlasıyla karamsar ve sevmekten korkan bir adamın aşk ile olan sınavı.

Diğer kitaplara göre biraz daha eğlenceliydi, arada güldüğüm eğlendiğim sayfalar oldu diyebilirim.

Öncelikle kısaca kitabın konusundan bahsetmek gerekirse; Nathan on dört yıl önce düşman aileleri olan Winchester ailesinin kızı Sara ile kralın zoruyla evlilik kontratı imzalar. Karşılığında verimli bir toprak ve hazine vardır. On dört yıl sonra gelinini almaya gelen Nathan, neye benzediğini bilmediği, en son gördüğünde küçük bir kız olan eşi Sara'nın eşsiz bir güzellikte olduğunu kabullenmek durumunda kalır. Eşini alıp kaçırır ve deniz açılır. Sara'nın ailesi kızlarını Nathan ile evlendirmek istememektedir. Çünkü kontrat şartları evlilik ihlaline karşı da maddeler içermektedir.

5 Ekim 2016 Çarşamba

0 Julie Garwood - Koruyucu Meleğim ( Crown'sSpies #2 )


~~~*~~~
 "Jade?"
"Evet?"
"Benden istemediğin bir şeyi asla yapmam."
"Peki ya yapmanı istediğimi zannedersem... ama gerçekten istemezsem..."
"Bana bütün kalbinle onayını vermedikçe sana dokunmayacağıma söz veriyorum."
~~~*~~~

Hmmm... Nasıl da özlemişim Garwood kalemini. Hakikaten kadın mükemmel kalemin örneği... Tarihi aşk romanı türünün kraliçelerinden biri ve şimdiye kadar okumadıysanız mutlaka okumalısınız.

 Serinin ilk kitabı okumuştum ancak serinin diğer kitapları niye bekletmişim bilmiyorum, sanırım artık kraliçelerimi okuyup profesyonelliği ve mükemmel kurgunun tadını çıkarmalıyım. Amma övdüm değil mi? Ama cidden Garwood okuyan bilir okumayan da bence öğrenmeli ;)

~~~*~~~
Ondan vazgeçme düşüncesinin kalbini sızlattığının ve 
midesinin düğümlendiğinin farkındaydı.
~~~*~~~

4 Ekim 2016 Salı

0 Kitap Tanıtımları

Kitabın adı           : Sahte Kraliçe
Orijinal adı          : The Impostor Queen
Yazarı                   : Sarah Fine
Çevirmen             : Derya İmer Aydınlık
Yayınevi                : Go! Kitap
Sayfa sayısı           : 449

Kitabın tanıtım yazısı:

ONU KRALİÇELERİ SEÇTİLER. YANLIŞ SEÇİM YAPTILAR.

Daha küçücük bir çocukken Kupari’nin İhtiyarları tarafından, ateş ve buz büyüsünü ustalıkla kullanan kraliçe Valtia’nın varisi olarak seçilen Elli artık on altı yaşındadır. Kehanete göre gelmiş geçmiş en güçlü Valtia olacak olan Elli bütün hayatını tapınakta lüks içinde, büyücü rahipler tarafından eğitilip tahta çıkacağı güne hazırlanarak geçirmiştir. Ve o büyük gün gelip çatmış, büyücü kraliçe ülkesinin işgal edilmesini önlemeye çalışırken hayatını kaybetmiştir. Tahta çıkma sırası artık Elli’dedir. Elli yeni Valtia olarak halka takdim edilir ama ortada büyük bir yanlışlık vardır. Ölen Valtia’nın büyüsü Elli’ye geçmemiştir. O gerçek bir kraliçe değildir. Büyünün ortaya çıkması için onu türlü işkencelerden geçiren İhtiyarların elinden kaçan Elli bir anda kendini sürgün edilmiş suçluların arasında bulur. Kimliğini gizleyerek bu yeni dünyada kendine bir yer edinmeye çalışırken hakkındaki kehanet ve Kupari büyüsüne dair acı gerçekleri öğrenir. Halkına duyduğu sevgi ve yeni dostlarına duyduğu sadakat arasında kalan Elli büyük bir savaşın eşiğinde, krallığı ve büyüsü tamamen ortadan kalkmadan doğru tarafı seçmek zorundadır.





Kitabın adı           : 100 Otobiyografi
Yazarı                   : Tolga Avras
Yayınevi                : Ağaçkakan Yayınları

Kitabın tanıtım yazısı:

 “Öğretmen sorar,
- Aranızda otobiyografinin tanımını yapabilecek olan var mı?
Ali heyecanla yanıtlar,
- Otomobillerin biyografisine denir öğretmenim.”

Çocukken güldüğümüz basit fıkralardan biri bu kitabı hazırlama fikrini veren. Bu kitapta 100 tane otomobilin hikayesii anlatılıyor. Aralarında Hacı Murat da var, Susurluk Kamyonu, Bob Marley’in BMW’si, Mayakovski’nin Renoshka’sı da. Otomobillere yapılmış bir güzellemeden çok, siyaset, edebiyat, sinema, müzik, tarih üzerinden anılara yapılmış bir yolculuk.

1 Ekim 2016 Cumartesi

6 Yıldönümü Çekilişi Kazananları


Veee şimdi çekilişin kazananlarını açıklama sırasında.

Öncelikle katılan herkese çok teşekkür ederim, gerek Facebook üzerinden gerekse Blog üzerinden katılan arkadaşlar, vaktinizi ayırdınız ve çekilişimize katıldınız. Çok teşekkür ederim.

Facebook üzerinden süren çekilişte 1 kişi Blog üzerinden süren çekilişte 1 kişi kazanacaktı. Çekiliş sonucunda kazanan her iki arkadaşta aynı seti istemişler benden. Tesadüf bu kadar olur. Bir an en yapacağımı bilememiş olsam da sonrasında ikisi arasında yaptığım çekilişte biri asıl setini diğer yedek setini kazanmak durumunda kaldı. Bunun için üzgünüm her kitaptan elimde bir tane var.

0 Kitap Tanıtımları

Kitabın adı           : Kalbim Sende Kalmış
Yazarı                   : Selvi Atıcı
Seri Bilgisi            : Kayıp Şehir #3
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 432

Kitabın tanıtım yazısı:

Aynı ateşte kaç kere yanabilirsin?
Birbirlerini çocukluklarından beri tanıyan iki gençtir Ali ve Arya. Babalarının sıkı dost olması, ikisinin de hayatını çözülemeyecek bir düğümle birbirine bağlamıştır. Önce zorunluluktan başlamıştır bu ilişki. Ali, kendisine emanet edilen baş belasıyla vakit geçirmekten pek memnun değildir. Arya da kendisine göz kulak olma işini fazlasıyla abartan bay ukalayla.
Sonra her şey değişir. Didişmeler arkadaşlığa, zorunluluklar vazgeçilmeze dönüşmüştür farkında olmadan. Birbirlerinin en yakın arkadaşı hatta sırdaşı olmuştur artık Ali ve Arya.
Zaman geçer, kendileri gibi duyguları da büyür. İmkânsızdır istenen ama vazgeçmek,  istenenden daha da imkânsızdır.
Evet, belki zordur onlar için… 
ama aynı ritimle atıyorsa iki kalp, 
belki de her şey mümkündür.



Kitabın adı           : Büyü
Orijinal adı          : Hex
Yazarı                   : Thomas Olde Heuvelt
Çevirmen             : Begümnaz Yürekli
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 496

Kitabın tanıtım yazısı:

Lanetli bir kasaba. On yedinci yüzyıldan bu yana hayatta kalmayı başarmış, gözleri ve dudakları dikilmiş bir kadın. Gözleri açıldığında bakışlarıyla, dudakları açıldığındaysa sözleriyle insanları büyüleyebilecek bir cadı o.  Black Spring kasabası ona ait. İçindekilerle birlikte.
Binlerce yıldır orada. Hiç istenmedi. Hiç gitmedi.
Laneti herkesin peşinde. Nasıl ki o hiç gitmediyse, diğerleri de gidemezler. Orada yaşayan insanlar, orada ölecekler. 
Başka hiçbir yerde yaşayamazlar.
Orada doğan çocuklar, onun lanetine doğup son nefeslerini yine onun lanetiyle verecekler.
İnsanlar, büyüsünden kaçabilmek için Katherine’in gözlerini ve dudaklarını diktiler. Bakışlarından ve fısıltılarından kurtuldular. 
Ancak o da dikişlerinden kurtulacak bir gün. O zaman hem gözünün gördükleri hem de fısıldadıklarını duyanlar, teker teker kendilerini öldürmeye başlayacaklar. Katherine onlara hiçbir şey yapmayacak. Onlar ölmeyi tercih edecekler sadece.
O Katherine. Black Spring’in laneti.
Ve Black Spring’i yutmaya hazır.


Kitabın adı           : Unutma Beni
Orijinal adı          : Carry Her Heart
Seri Bilgisi            : Words of the Heart #1
Yazarı                   : Holly Jacobs
Çevirmen             : Burcu Gönül
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 272

Kitabın tanıtım yazısı:

Piper George’un yaşadıklarının tek tanığı, yıllardır yazdığı günlükleridir. Yazdığı her satırda, genç yaşta anne olmanın zorlukları ve bebeğini başka bir aileye vermek zorunda kalmanın ona yaşattığı acı vardır. Kelimeleriyle kaybetmenin resmini çizer, satır aralarında umut ve kızına duyduğu derin sevginin izleri vardır. Asla unutamadığı kızına…

Ancak bir sonbahar günü, hayatında yeni bir sayfa açılır. Artık yeni bir komşusu vardır: Ned Chesterfield.

Piper ve Ned’in komşulukla başlayan arkadaşlıkları, zamanla seyrini değiştirir. Ancak Piper, arkadaşlıklarındaki bu değişikliğe ve kalbini başka birine açmaya hazır değildir. Çünkü kızını kaybetmek, hayatını geri dönülemez bir şekilde değiştirmiştir. Kızının kaybından sonra kalbinden geriye kalanların yeteceğinden ve Ned’e hak ettiği 
sevgiyi verebileceğinden emin değildir.

Ned’i de kaybetme ihtimali varken, Piper bir kalp kırıklığını daha  kaldırabilecek midir?


Kitabın adı           : Erik Ağacı
Orijinal adı          : The Plum Tree
Yazarı                   : Ellen Marie Wiseman
Çevirmen             : Dilek Parsadan
Yayınevi                : Arkadya
Sayfa sayısı           : 512

Kitabın tanıtım yazısı:

Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın…

Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki… Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler çok mu geride kaldı şimdi?

1938 yılının sonbaharı, neden savaşı beraberinde getirdi ki? Sürekli kulağımda yankılanan bomba ve siren seslerini kim silecek? Ailem ve ben sığınağa tam vaktinde gidebilecek miyiz düşüncesinden ne zaman kurtulacağım peki?

Neyi özlüyorum biliyor musunuz? Isaac ile birlikte yumuşacık ekmek üzerine sürüp yediğimiz erik reçelinin tadını. O erik reçeli benim çocukluğum, hayallerim ve umutlarımdı. Ah Isaac… İnançlarımız yüzünden bu savaş bizi ayırsa da kalbimdeki seni nasıl alacaklar? Ben, Christine Bölz, her neredeysen orada senin yanındayım. Seni seviyorum, sevgilim ve senden hiç vazgeçmeyeceğim. Hem aşk için kimler neleri feda etmedi ki…

Ardımda Kalanlar ile gönülleri fetheden Ellen Marie Wiseman, bu kez Erik Ağacı ile okuyucularıyla buluşuyor. Annesinin hayatına dayanan hikâye cesareti, kurtuluşu, kalp kırıklıklarını ve aşkla uyanan umudu müthiş bir gerçeklikle anlatıyor.     


Kitabın adı           : Mucize
Yazarı                   : James Patterson & Gabrielle Charbonnet
Çevirmen             : Ali İhsan Tokaç
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 288

Kitabın tanıtım yazısı:

Jane, çocukluğunu, anne ve babasının ilgisinden mahrum, yalnız başına geçirmektedir. Ünlü bir yapımcı olan annesinin ona ayıracak vakti yoktur. Babasını ise iş seyahatleri nedeniyle nadiren görmektedir. Ama Jane’in yalnız günlerini dolduran ve sadece onun görebildiği bir arkadaşı vardır: Michael.
Dokuzuncu yaş günü geldiğinde, kendisi için büyük bir doğum günü partisi düzenlenen Jane çok mutludur. Annesi, babası ve en yakın arkadaşı Michael yanındadır. Ama bu mutluluk kısa sürecektir. Çünkü Michael’ın ona söylemesi gereken bir şey vardır. Michael onunla sonsuza dek kalamayacaktır ve gitme zamanı gelmiştir. Jane ondan ayrılmak için hazır olmadığını hissetse bile.
Michael’ın gidişiyle Jane’i tamamen esir alan yalnızlık, yıllar boyunca onun peşini bırakmaz. Jane otuz yaşına geldiğinde bile, çocukluğunda olduğu kadar yalnızdır. Erkek arkadaşıyla neredeyse hiç görüşemiyordur ve annesinin tek düşüncesi de hâlâ kariyeridir.
Ve bir gün hayalî arkadaşı Michael, onu yeniden bulur. Ancak Michael artık hayalî değildir. Jane’i hayatı boyunca önemseyen tek insan geri dönmüştür. Ancak Michael’ın yaşam bulmasıyla gerçekleşen bu mucizenin bir nedeni vardır. 
İkisinin de henüz bilmediği bir nedeni…


Kitabın adı           : Düşündüğümüz Şeyleri Neden Düşünürüz?
Yazarı                   : Alain Stephen
Çevirmen             : Nihal Akcan
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 176

Kitabın tanıtım yazısı:

Herhangi bir şeyi objektif olarak tecrübe etmemiz mümkün mü?
Görev, hazdan önce mi gelmelidir?
Bir şeyin çok fazla olması yetersiz olmasından daha mı iyidir?
Tanrılar, merhametli olmalarına rağmen neden insanların acı çekmesine izin veriyorlar?
Yaşamak ile canlı olmak arasında fark var mıdır?

Bunlarla ilgili ne düşünüyorsun?
Peki o düşündüğün şeyleri neden düşünüyorsun?



Kitabın adı           : Ol der ve Olur
Yazarı                   : Tuğçe Işınsu
Yayınevi                : Feniks Kitap
Sayfa sayısı           : 305

Kitabın tanıtım yazısı:

EY HAYAT!
Demek dileğimi bana vermemek için direniyorsun…
Geçmişi serbest bırakarak, arınarak, olumlamaların gücüyle, sezgilerimi doğru kullanarak, en yüce dualarla, bilinçaltımın yardımıyla, neden direndiğini ve hangi yaşam dersimi almam gerektiğini de bularak, o yolla olmuyorsa başka yolla, hiç yolu yoksa kendi yolumu yaratarak yine de dileğimi senden alacağım. Ve onu gerçek yapacağım.
(VE ÖYLE DE OLDU)

DİLEĞİN, ÇOK İSTEDİĞİNDE DEĞİL
ÇOK İNANDIĞINDA GERÇEKLEŞİR.

“OL” der ve OLUR bölümler:

1.   Spiritüel Enerji Yasaları
2. Bereket ve Aşk Senin Doğuştan Hakkın
3. Yaşanmış Mucizeler
4. Hastalıkların Spiritüel ve Duygusal Sebepleri
5. İlişki Şifalandırması
6. Telepatik Bağ Kurma
7. Duaların Gücü ve Işığa Yolculuk
8. VE ÖYLE DE OLDU


30 Eylül 2016 Cuma

0 Renee Carlino - Sahip Olduğum Tek Şey


~~~*~~~
Bir an için Jamie ve benim engin bir yetişkinlik çölünde birbirini bulmuş iki kayıp ruh olduğunu hayal ettim.
~~~*~~~

Renee Carlino kaleminden ülkemizde yayınlanan ikinci kitap. Yazarın "İki Yabancı Olmadan Önce" adlı kitabı elimde olmasına rağmen okumamıştım ama nedense bu kitabı okudum ve yazarın kurgu döngüsünü ve anlatımını beğendiğimi söylemeliyim.

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; sevdiği insanları kaybettikten sonra hayata dair enerjisini ve ışığını kaybeden Kate, amaçsızca monoton hayatına devam ederken editörünün onu Napa Vadisi'nde bir şaraphanenin sahibi olan J. R. Lawson ile röportaj yapmaya göndermesiyle hayatı değişmeye başlar. Bambaşka bir hayatı ve daha da önemlisi orada Jamie ile aşkı tatmaya başlayan Kate aslında bazı sırların da orada saklı olduğunu anladığında hayal kırıklığıyla beraber kırık bir kalple geri döner. Hayatı bir anlığına iyi gitse de aşkı tatsa da bazen hesaplanamayan şeylerle her şey tepetaklak oluverir. Kate'in hayatı da öyleydi.

27 Eylül 2016 Salı

3 Merve Duman - Aşktan Sabıkalı



~~~*~~~
"Hiçbir şeyden sabıkam yok benim. Hep korundum sözde cezalardan. 
Asıl cezaları en kızgın ateşlerle yaşattılar bana. Ama kendimi koruyamadım ondan. 
Tek sabıkam aşktan."
~~~*~~~

Aşk? Evet.

Polisiye? Evet.

Gizem? Gerilim? Azıcık ucundan evet.

Sevgi? Arkadaşlık? Fazlasıyla evet.

Yan karakterin asıl karakterlerden olmasının istenmesi? Bir fazlasıyla evet daha.

İşte öyle bi kitaptı Aşktan Sabıkalı.

Merve Duman, akıcı, merak uyandırıcı, zaman zaman eğlendiren, bazen sinir ettiren, ucunun nereye dayanacağını merak ettiren bir kurgu kaleme almış. Aşk romanının içerisine harmanladığı polisiye ve biraz da gizem kitabı türlerinden ayırmış ve klasik aşk romanı kategorisinden bir tık daha üste çıkarmıştı.

25 Eylül 2016 Pazar

3 Kathryn Kramer - Kılıç ve Çiçek


~~~*~~~
Wolfram kalbinin derinliklerinde bu geceyi de bu gece kalbini bir kez daha çalmış olan kadını da asla unutmayacağını biliyordu.
~~~*~~~

Uzun zaman sonra bir historical romance okumak çok iyi geldi, ama asıl ilginç ve heyecanlı olan ise bir Viking hikayesi okumaktı. Açıkçası filmlerdekilerden daha farklı şeyler okumak ve bunu deneyimlemek müthiş hissettirdi.

Yazarın daha önce hiçbir kitabını okumamıştım ve okuduğum ilk kitabı Kılıç ve Çiçek oldu ki bunda da en önemli sebep de Viking hikayesi olmasıydı. Yazarın kurgu yeteneğini sevdim, entrikalı ve bir bütün içerisinde olan akışı da sevdim. Havada kalan bir olay ya da duygu kalmadı. Bu konuda süperdi.